İkibinon mu yirmi on mu yoksa yan yana gelmiş 4 rakam mı?
Bana sorarsan 9 yıl “0” olmaktan sıkılan “0” artık radikal bir karar verip 1 olmuş.
Baktı 9 yıl iki “0” yan yana pek bir şey değiştiremedi bu ülkede; kendinden ödün vererek, “belki insanların beklentilerini yerine getiririm” diye “1” olmaya karar verdi.
Düşünsene! Sen kendini tamamen değiştirmeyi göze alıyorsun... Hangimiz yapabiliriz sadece başkalarının beklentilerini yerine getirebilmek için 9 senedir olduğumuz halimizden bir anda değişmeyi?
Hatırlasana 2000 yılını! Ne büyük bir olaydı… Ve beklenen olmuştu milenyuma giriyorduk. Ne gösterişli gelmişti, ne kutlamalar, ne beklentiler...
İşte bizim “0”ın yolculuğu o gün başladı. Yanında bir benzeriyle birlikte 9 yıl sürecek bir evliliğe başladı. Aslında pek çok şey değişti dünyada ama Türkiye’de pek değişen olmadı gibi.
Sadece copy- paste yapmayı çok iyi becerdik bu 9 yılda. Bize öğretilen, aşılanan tüketmeyi çok iyi yaptık. Bir de çabuk unutmayı. Malum artık uzay çağındaydık her şey çok hızlı olmalıydı. En tahammül edemediğimiz şey zaman kaybetmek oldu.
Bu devirdeki en büyük korku ne sizce?
Bana sorarsanız; “zamansızlık”
İşte o yüzden çabuk yaşayıp çabuk unutmayı öğrendik. Bir şeyi beğenmemiz için gerekli süre 1–2 saniyenin ötesinde değil. Algılarımız, beğenilerimiz çok hızlandı.
Kendini düşünsene! Durağan kaç dakika kalabiliyorsun? Hiç bir şey yapmadan kaç saat zaman geçirebiliyorsun?
Artık tek durağan kalabildiğimiz an galiba uyku.
Eeee bu kadar hızlı yaşarken de çabucak unutuyoruz her şeyi. Unutmamamız gerekenleri bile…
Gözümüze soka soka nasılsa bunlar bunu yakında unuturlar diye hiç bişey saklamadan birsürü şey değişti, değiştirildi.
“0” ve “1” in dokuz yıl sürecek birlikteliğinde, belki de bizim de biraz değişmemiz gerekecek. 9 yıllık “0” kendini bizim için feda etti bakalım biz gelecek 10 yılımız için neleri feda edebileceğiz
Bence artık bu yıl hepimiz biraz kendimiz, biraz sevdiklerimiz birazcık da geleceğimiz için “1” olmaya çalışmalıyız.
Belki bölme ve çarpmada etkisiz olabiliriz ama toplamada ve çıkarmada çok şey ifade ederiz. Artık daha yavaş yaşamaya çalışalım bence hayatı. Daha sindirerek daha düşünerek daha tepki vererek…
Daha çok üretip belki biraz daha az tüketerek. Çabuk unutmadan.
Ve AÇILMADAN saçılmadan…