Erkekler dünyanın her yerinde alışverişten kaçarlar. Özellikle de kadınlarla birlikte çıktıkları alışverişlerde onları sıkıntı basar. Bunun sebebi salt ilgisizlikle açıklanabilir mi? Öyle bile olsa bu ilgisizliğin nedeni oldukça basit. Modanın bir sanat dalı olma çabalarının bir türlü ticari kaygıların önüne geçememesi. Hayali kıyafet tasarımlamak olan bir moda sanatçısının, sanatından öte farklı endişelerin kurbanı olması ve öncelikli hedefinin marka değerini korumak olan bir moda evinde neredeyse terzilik yapmak. Bu da onun cesur ve sıra dışı yaratıcılığına gölge düşürmekte ve tasarımcılık onun için özgür fikirlerini hayata geçirebileceği bir alan olmaktan çok, daha fazla kişiye ürettiği ürünü satmanın başarı sayılabileceği bir meslek olmakta.
Kadınlar, bu konuda akıllıca davranarak erkekleri modanın sanat yönüne doğru çekebilirler. Bir erkeğin ilgi duyduğu ve zevk aldığı uğraşlardan biri olabilir gayet kız arkadaşının ne giyeceği ve ne tür kıyafetlerle kendini ifade edeceği. Biraz üzerinde düşündüğünüz zaman erkekler de buna benzer bir sorunu otomobillere karşı duyduğu ilgiyi hayatındaki kadınlarla paylaşırken yaşamakta. Onlar da otomobillerin özelliklerinden ziyade nasıl tasarlandıkları ve ne gibi yeniliklerin nasıl güzellikler kattıklarını anlatabilirler ve bu yöne kadınların dikkatini anlatarak çekebilirler. Her insan tasarımın bir sanat dalı olduğunu fark etmeli ve her ne kadar ticari kaygıların kurbanı olursa olsunlar belli dallarda oldukça önemli unsurlara sahip tasarımcılığın insan yaratıcılığından geçtikten sonra oluşmuş muhteşem fikirleri takip edip açık olmalı.
Kadınların otomobil dünyasında, erkeklerin modada meydana gelen parlak fikirleri fark etmesi, bizim ticari kaygıların altında ezilen saçma fikirleri elememize yardımcı olur. Böylece moda ve otomobillerdeki tasarımlar daha özgün ve dolayısıyla sanatsal sonuçlar doğurabilir. En nihayetinde kadın erkek el ele mutlu bir şekilde birbirleri için bir şeyler beğenerek ve fikir üreterek sıkılmadan alışveriş yaptıklarını görebiliriz.
İlk olarak kadınlar her aldıkları ürünü erkeklerle paylaşırken ‘Nasıl? Yakışmış mı?’ sorusundan ileri gitmeleri, ve aldıkları üründe nelerin hoşlarına gittiklerini anlatmaları gerekir. Çizgiler? Hatlar? Kesim? Renk? Ton farkları? Model? Kıyafetin veya aksesuarın nerede ve nasıl kullanılacağı? Hoşunuza giden yönleri?
Bunların birçoğuna belki sizler de cevap veremiyorsunuz. O halde demek ki öncelikli olarak bu sorulara önce satın alan kişi cevap vererek kendisini tanımalı ve daha sonra karşı cinsle bunu paylaşmalı. Siz ne kadar yaptığınızı bilirseniz, o kadar bir başkasına rahat anlatabilirsiniz. Kadın ve erkek alışverişe birlikte çıkabilir ve bundan zevk alabilir. Bu dediğim belki zor bir süreç ama asla imkansız değil. Çünkü ilginç bir yaratıcılığı göz ardı edecek bir çoğunluk asla söz konusu değil. Ve modada bu yaratılığı bulup ayıklamak, bundan zevk almak mümkün. İş bunun için adım atmakta. Modanın sanata bakan geleceği kadınların elindedir.