deniz turhan hotiç | keyf-i çakır

 
Vaftiz edilmiş bir Müslüman’ım. Damarlarımda şark kanı var. Kapı gibi Tiyatro Yüksek Lisans diploması duruyor önümde. Serde, ben bir oyun yazarıyım. Ara sıra ödül almışlığım dahi görüldü. Önemli beyinlerin yanında üst düzey yöneticilik yaptım. Mutluluktan Sorumlu Genel Müdür olmaktı hayalim. Amacım, bu dünyayı bulduğumdan daha iyi bırakmak çocuklarıma ve yeni kuşak kadın ırkına...
yazara mesaj gönder
 

bir regl hikayesi...

26.01.2010'da, saat 22:18'de eklendi, 3356 kez okundu.
 
 
İçim kan ağlar ben regl olunca. Utansam bir türlü, böbürlensem bir başka. Olmuyor, olmuyor zira…
 

Bendeniz, küçük yaşlarda, “ufkum genişlesin” diye yurtdışına yatılı gönderilmiş “bahtından hala endişe duyan” 4 x 10’luk genç bir kadınım.

Vardığımda henüz 11 yaşındaydım. Burası, Sicilya’nın biraz güneyinde; Malta Adası’nda St. Monica’s Colleage isimli bir yatılı okul idi - ki bu okul, aynı zamanda Katolik Hıristiyan bir mezhep olan St. Augustian Sisters rahibelerinin ikamet ettiği bir manastırı da içinde barındırıyordu. Öğrencilerin dışında kalan herkes rahibeydi.

Ben bu okulda yaşarken regl oldum. Henüz 12 yaşındaydım. Yatılı okumanın cilvelerinden olsa gerek anneciğimden ‘kızsal mevzular’ hakkında pek bir eğitim alamamıştım. Haliyle reglinin ne menem bir şey olduğu konusunda da hiç bir fikrim yoktu.

Külotumda kan lekeleri gördüğümde gidip diğer tüm yatılı arkadaşlarımla vedalaşmıştım. Soğukkanlı ama kafası karışmış bir ruh hali içindeydim. Nasıl yaralandım, kim yaptı da ben fark etmedim gibi beynimden bir sürü soru geçiyordu. Olacakdeğildi doğrusu, üstelik bu yaşta!

Ama dik durmalıydım. Arkadaşlarımın şaşkın bakışlarını, benden ayrılıyor olmalarının üzüntüsüne vurdum.

Durumu fark eden bir rahibe yanıma gelip neden böyle davrandığımı sordu. Ben de ona boğuk bir sesle “ölüyorum da ondan” dedim.

- anlat, dedi rahibe
- bir yerlerde yaram var, kan geliyor, e işte ölüyorum..
- nerden?
- çiş yaptığım yerden galiba...
- bunun seni öldüreceğini nerden çıkardın? diye gülümseyerek sordu rahibe.
- e öyle ya işte..., deyiverdim.

Biz Bonanza kuşağı çocuklarıyız. Adam silahıyla ateş eder, vurduğu kişinin de vücudundan kan fışkırır.

- peki ne yapacaksın şimdi?
- gidip yatağıma uzanıp ölümü bekleyeceğim!

Öyle ya, çoğu zaman ikinci sahne bir yatak odasıdır. Ölüm döşeğindeki, beyaz entarisini giymiş, sevdikleri yanı başında ve son nefes...

Hemen bir psikolog rahibe getirdiler. Kadın, elinde kitap, resimler boyuna anlatıyor… Duyduklarım karşısında şok oldum. İğrenç!.. Üstelik her ay olacakmış!.. Bazen kasıklarımda ağrı, bazen de son derece öfkeli olacakmışım. Üstelik bunları ilerde bebek yapabilmem için yaşamam şartmış, mış,mış…

Yahu 12 yaşında daha kendi vücudunu tanımayan bir neslin çocuğu olan ben “bebek doğurmak” için ne kadar hevesli olabilirim ki konuyu öyle hemen kolay kabulleneyim?

İsyan ettim tabi... Nereye kadar?…. O gün bugündür, her ay isyan ediyorum birçoğumuz gibi.

Sonrası, bir başka boyuta geçiş, törensel bir süreçti adeta… Etrafımda müthiş bir koşuşturma başladı. Rahibelerin ve büyük ablalarımın yüzündeki o tatlı heyecan bugün gibi aklımda. Kimi giysi dolabımı açmış en güzel kıyafetimi arıyor kimi elinde bir ruj ve allıkla önümde dikiliyor, öteki saçımı düzeltiyor…

 
|< < 1 2 > >|
 
 Bu yazı size ne hissettirdi?
korku






36 kişi (%7)
öfke






25 kişi (%5)
üzüntü






80 kişi (%17)
mutluluk






74 kişi (%16)
merak






73 kişi (%16)
tiksinme






78 kişi (%17)
utanma






47 kişi (%10)
nötr






38 kişi (%8)
 
 
yorumlar   (4 yorum yapıldı)
tuba gül 27.01.2010'da, saat 18:48'de eklendi
Bu kadar yalın, bu kadar saf bir, yaşanan tecrübe anlatıla bilirdi... Şimdi okurken kendimi hatırladım daa :)) eline sağlıkkk... Sevgiler / Tuba
 
merve dönmez 31.01.2010'da, saat 21:03'te eklendi
çok sade ve güzel bi yazı olmuş.bendeki o anıma gittimde küçük bi pasta kesilmişti bana da sanırım ülkemiz insanlarında şanslı olanlarından saymalıyım kendimi :)
 
Müjgan Ünal 03.03.2010'da, saat 15:20'de eklendi
Deniz hanımcım bende 12 yaşında regl olanlardanım. O an hiç unutmuyorum. Çünkü zaten korkuyorum olayı anlamaya çalışıyorum ve bunu annemle paylaştığımda yüzümde bir tokat hissediyorum. Sebebi ise korkmamammış(!) Çocuk aklımla olayı ne kadar kadar idrak edebildiğimi tahmin edersiniz sanırım. Benim kızım regl olduğunda 13 yaşındaydı ve ben regl hikayesini anlatıp zaten bilinçlendirmiştim kızımı. Hafta sonuna denk getirip komşularımla beraber kızımın KADINLIĞA ilk adımını eğlence yaparak kutladım. Kızım şimdi 18 yaşında:))
 
Müjgan Ünal 03.03.2010'da, saat 15:37'de eklendi
Deniz hanımcım emeğinize sağlık çok sade bir dille bizim gerçeklerimizi anlatmışsınız. Bende regl oduğumda 12 yaşındaydım ve maalesef çok korkmuştum. Üstelik annemle paylaştığımdaysa bir tokat yedim. Sebebine gelince korkmamam içinmiş(!) Benim kızımda 13 yaşında regl olduğunda çok bilinçliydi. Ben ve kızım, arkadaşlarımızı çağırıp parti verdik. Kızımın KADINLIĞA ilk adımını kutlamalıyız diye düşündüm. Çünkü erkekliğe ilk adım nasıl eğlenceyle kutlanabiliyorsa kadınlığa ilk adım daha önemlidir aslında ve kutlanmalıdır. SEVGİLERİMLE....
 
|< < 1 > >|
yorum ekle
(Yorum ekleyebilmek için lütfen sağ üst bölümden giriş yapın.)
 
ad
   
soyad
   
e-posta
   
yorum
   
 
 
mesaj gönder
(Mesaj gönderebilmek için lütfen sağ üst bölümden giriş yapın.)
 
mesajınız
   
 
yazarın tüm yazıları
cennet’te kimsecikler yok...
kurbağa ile öpüşmek
|< < 1 > >|
 
  AileMaxKüçük ve Butik OtellerOtoAlSat