Dile gelmeyen çekindiğimiz her ne ise konuşmak benim niyetim. Net ve açık ifadelerle paylaşmak sizinle, erkek olan beni. Ne ben, her erkeği temsil ederim; ne de burada bahsedeceğim deneyimlerde bana zenginlik katan kadınlar, (“leydi”ler) sizleri. Bütünün içerisinde küçük bir parça, bunu bütüne dönüştürmek, en küçük parçanın bile bütünü temsil ettiğini düşünüyorsanız varsın öyle olsun. Tek dileğim, yargılamadan, düşüncelerinize izin vermeden, sadece okumanız. Öteki olarak tanımladığınız biz erkekleri, size açık olma sözü vermiş olan bir erkeğin bakış açısından dinlemeniz. Size nüfus etmesine izin vermeniz. Erkek üzerine kurduğunuz bütün etiketlerden bağımsız olarak bakabilmeniz. Biliyorum anlamsız geliyor belki de bu ilk sözler, ilk cümleler, daha tanışmadan bu noktadan başlamak, sınırları çizmek. Fakat bu sınırsızlık işte bizim tek sınırımız. Belirli kutu ve kalıplar içersinden birbirimizi gördüğümüzde, birbirimizin gerçeklerini görmüyor ve unutuyoruz.
İşte o yüzden hepinizden özür dileyerek başlıyorum sözlerime. Sizleri, binlerce yıldır belirlenip kalıplaşmış “Kadın” tanımı ile görüp değerlendirdiğim için. Sizlere atfedilen bütün cümleleri, sözleri, kitapları, resimleri, filmleri, savaşları, sembolleri bir kenara bırakarak görmek, tanımak, dinlemek ve kendimi anlatabilmek istiyorum. Büyük bir yanlış anlamalar zincirli kazası sonucunda bugünlere geldik ve ben oluşmuş bu enkazı kaldırmaya niyet ediyorum. Gelin hep birlikte yapalım bunu. Sizlerde bugüne kadar oluşmuş bütün kalıplardan bağımsız bir şekilde bakmaya çalışın kendinize ve yaşamınızdaki erkeklere. Sıfırdan anlamaya çalışın, tıpkı bir çocuğun gözleriyle, açık yürekliliğiyle, yanılmaktan, kırılmaktan, korkuların hiçbiri olmadan adım atın gerçek kendinize, harikalığınıza ve öteki olarak tanımladığınız ve aynanız olan dış dünyaya.
Sözle söylemesi kolay, dinlemesi hoş ama uygulaması cesaret gerektiren bir süreçten bahsediyorum. O yüzden acımasız olun, dürüst olun kendinize karşı. Bütün karanlığınızı ve aydınlığınızı bir arada görmeye, kabul etmeye hazır olun. Aksi takdirde sarf edilecek bütün sözler boşa olacaktır, ayrılacağımızı bilerek başladığımız bütün ilişkiler gibi. Bırakın bu ilişki sonsuza kadar sürsün, zaten mümkün değil ki kendinizden ayrılmanız. Sevginin ışığıyla dalın en karanlık ormanlarınıza, zenginliğiniz, eşsizliğiniz oralarda saklı. Bu yolculuk sizin… Daha açık bir şekilde SENİN… Benim amacım ise paylaşmak, kendi yolculuğumu ve siz “Leydi”lerin bana kattıklarını. O yüzden başlangıç olarak, 2006 senesinde, yaşamımdaki “Leydi”lere yazdığım bir yazıyı paylaşmak istiyorum.