Demedi demeyin; aksi ispatlanana kadar gelmiş geçmiş tüm insanlık Cehennem’liğiz!
Bunu neye dayanarak mı söylüyorum? Çok basit. Bir düşünün; Cehennem’e günde kaç kişi giriyor, kaç kişi çıkıyor? İnançlarımıza göre giren çıkamıyor. Yani giriş var ama çıkış yok. Haliyle çok kalabalık. Nüfusun artıyor olması harareti de tetikliyor üstelik. Alevler, çığlıklar, feci bir yer. Zebanileri saymıyorum bile. Bu verilere göre gidilecek mekân değil. Hacmi bir düşünün hele.
Diğer gezegenlerde hayat var mı sorusuna ben peşinen “yok” diyeyim, zira mantıksız olurdu. Kapasite açısından böyle bir göç uzayı başımıza çökertirdi herhalde. Dünya’dan transferler Cehennem’e yeter de artar bile…
Garip olan şey insanlık tarih sahnesinde boy göstermiş olan “inançlar” ve söylemleri.
Birçok din, inananlarına “Benim dinimden olmayanlar ve de dinimde olup da gereğini yapmayanlar Cehennem’e gider” der. Nasıl yani? Tek bir dinin hâkim olmadığı bir dünya üzerinde yaşıyoruz. Sen yat kalk duanı et, dinin tüm gereğini yap ama Cennet’teki geçerli din seninki olmaya görsün. Ne olacak şimdi? Demek herkes direk Cehennem’e… Aha, yedik ayvayı.
Peki ya Cennet’te kimse var mı? Bu teoriye göre yok! Varsa bile ateist olsa gerekler. Ya da var ama onlar da Cehennem’de ıslah olup Cennet’e transfer edilenler. Sonuç Cennet’e girebilmek için önce bir Cehennem’e uğramak gerekiyor. Mecburi hizmet misali. O da transfer sistemi mevcut ise tabi…
Kitlenilecek hedef yok. Uğruna çıta yükseltecek amaç yok. Peki, biz ne uğruna yaşayacağız? Ben bunlara kafa yorarken yaşadığım topluma bakakalıyorum. Tuhaf bir inanç kültürüne sürüklenmişiz gibi geliyor.
Geçenlerde bir marketten x marka süt almak istedim. Ama y marka market bu ürünü ve üreticisinin diğer ürünlerini satmıyormuş. Nedenini sorgulayınca yine aldı beni bir evham.
Çevrelerini “bizden” diye ayıran hatta kayıran bir zihniyet sonucu insanlarımız artık marketlerini dahi seçer olmuşlar. Çünkü x markalı ürün y marketinde satılırsa harama para harcamış oluyorsunuz. Diğeri kâfir ya, ona yaramasın inşallah! Hani yararsa, maazallah Cehennem’e gideriz. Kardeşim, Cehennem’e gidiyoruz ya işte topyekûn, sen kime kâfir diyorsun hala?
Sözün özü, Cehennem’de yabancılık çekmeyeceğimiz gün gibi ortadayken, şu yaşanası güzelim Dünya’yı şimdiden kendimize zindan etmeyelim; hoşgörü, dürüstlük ve iyi niyetin hâkim olduğu bir dünyada hayatın tadını çıkartıp birilerinin gözüne batmadan konuyu da burada bitirelim…
Yaşadığınız her an’ı yaşanası kılın, sevgiyle kalın…