aile ve arkadaşlık | hamilelik dönemi

gerçekten hamile misiniz?

Merve Kurşun, İstanbul
08.12.2010'da, saat 14:30'da eklendi, 10176 kez okundu.
 
 
Anne olmayı uzun zamandır istiyordunuz. En sonunda hamile olduğunuza dair belirtileri gösteriyorsunuz. Adetiniz kesildi, karnınız büyüyor ve göğüsleriniz şişiyor. Artık kendinizden eminsiniz. Peki ya hamile değilseniz?
 
kadın, hamile, ayıcık
 

Yalancı gebelik vakalarından dolayı artık doktorlara sıkça başvuruluyor ya da bu durum tesadüfen öğreniliyor. Gerçek bir hamile gibi görünüyorken nasıl oluyor da hamile olamıyorsunuz? Cankat Kadın Sağlığı Merkezi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Deniz Cankat sorularımızı yanıtladı.

Nedir Yalancı Gebelik?

Hamile olmayan bir kadının hamile olduğuna inanması ve hamilelik belirtilerini göstermesi durumuna denir. Özellikle bebek sahibi olmayı çok isteyenlerde bu durumla daha da sık karşılaşılıyor. Anne adaylarında kusma, bulantı, karın büyümesi durumları ortaya çıkıyor. Kısacası anne adayı, hamile olduğuna inanmasıyla birlikte gerçekten hamileliğin fizyolojik belirtilerini yaşamaya başlıyor. Bu belirtilerden sonra da artık hamileymiş gibi davranmaya başlıyor. Daha çok hormonal nedenlerden dolayı bu durumla karşılaşılıyor ama psikolojik etkenlerinin olduğu da söyleniyor.

Nasıl Oluşur

Yalancı gebelik ruhun bedeni şekillendirebilen etkisini gösterir bir durumdur ve muhtemelen hipotalamus üzerinden etkin olmaktadır. Ortaya çıkmasına katkıda bulunan psikolojik süreçler hamile olmaya ve çocuk büyütmeye ilişkin hastalıklı seviyede bir istek veya korku duymak, cinsiyete ilişkin çelişkili duygular yaşamak, bir düşük yaşanması, tüplerin bağlanması veya rahmin ameliyat ile alınmasını takiben ağır üzüntü tepkisi gösterilmesi sayılabilir.

Süt Bile Gelebiliyor

Yalancı gebelik yaşayan anne adayları kusma, adetlerin azalması veya tamamen kesilmesi, karın şişmesi belirtileri gösteriyor ama jinekolojik muayenelerde rahimde bir büyüme saptanamıyor.
Anne adayının karnının gergin olmasının nedeni bebekten değil, gaz sıkışmasından kaynaklanıyor. Bebeğin hareketleri diye de algılanan da, aslında bağırsak hareketleri ve kasların istemsiz kasılmaları. Anne adayının heyecanla hissettiği bebeğinin kalp atışları ise, kendisinin heyecanına bağlı tansiyon artışı. Yalancı gebelik anne adayını hamile olduğuna dair o kadar inandırıyor ki, prolaktin denen süt hormonu kanda yükseliyor ve göğüslerden süt bile gelebiliyor.

Artık Kolayca Tespit Edilebiliyor

Yalancı gebeliğin klinik olarak normal bir erken gebelikten hiç bir farkı yok. Tüm belirtileri aynı. Ancak bu durum ultrasonda gebelik kesesinin içinde embriyonun ve kalp atışlarının olmadığı anlaşılana kadar fark edilemiyor. Yalancı gebelik size annenizden geçebilecek kalıtsal bir durum değil. Sadece yumurta ve spermlerdeki kalite düşüklüğünü gösteriyor.

Artık gelişmiş ultrason cihazlarıyla bu durum tespit ediliyor ve düşük gibi tehlike yaratabilecek sıkıntılı durumlara karşı önlem alınabiliyor. Tabii düzenli periyodik kontrollerine giden, doktoruyla sürekli iletişim içinde olan anne adaylarını bu tarz sürprizler beklemiyor. Özellikle üstünde durulması gereken bir diğer noktaysa, yalancı gebeliğin öğrenildikten sonra psikolojik destek alınması. Anne adayı bebek sahibi olmayı bu kadar isterken hayal kırıklığına uğraması onda bir daha anne olamayacakmış hissini yaratabilir. Uzman desteğine ihtiyaç olabilir.

Tedavisi

Yalancı gebeliğin tedavisi bir psikiyatrist ile bir jinekolog veya birinci basamak sağlık hizmeti doktorunun uyumlu çalışması ile gerçekleştirilmelidir. Negatif çıkan gebelik testi sonuçlarının, yalancı gebelik durumunu yaşayan kimseye dikkatli ve sevecen bir şekilde aktarılması, genellikle gebelik belirtilerinin gerilemesine sebep olabilmektedir. Ayrıca olayın temelinde yatan problemli psikolojik işlev bozukluğunu tedavi etmek için destekleyici psikoterapi uygulanması tavsiye edilir. Yalancı gebelik durumu, negatif test sonuçlarına rağmen yalancı gebelik durumu devam eden hastalarda antipsikotik ilaç kullanımı olumlu sonuçlar vermektedir. Özetle yalancı gebelik, tarihsel bir ilgi alanı değildir ve teşhis ve tedavisi günümüz klinik pratiği içinde ele alınmalıdır.

 
 
|< < 1 > >|
 
 Bu haber size ne hissettirdi?
korku






32 kişi (%13)
öfke






32 kişi (%13)
üzüntü






49 kişi (%20)
mutluluk






33 kişi (%13)
merak






38 kişi (%15)
tiksinme






14 kişi (%5)
utanma






13 kişi (%5)
nötr






32 kişi (%13)
 
 
 
editör hakkında
Merve Kurşun-
 
Henüz yorum yapılmadı.
yorum ekle
(Yorum ekleyebilmek için lütfen sağ üst bölümden giriş yapın.)
 
ad
   
soyad
   
e-posta
   
yorum
   
 
 
  AileMaxKüçük ve Butik OtellerOtoAlSat