aşk ve cinsellik | cinsel yaşam

”hayır” demek gerektiğinde...

Esra KARADAĞ, İstanbul
03.03.2010'da, saat 11:23'te eklendi, 13811 kez okundu.
 
 
Erkeklerin bencilliğinden yakınıp duruyoruz; özellikle yatakta. Peki, buna tepkisiz kalmamız doğru mu? Birini çok sevebilirsiniz, ancak bu, yatakta onun kölesi olmanız anlamına gelmez; tabii söz konusu kendi istekleriniz değilse. İç sesinizi dinlemenin ve hayır demenin zamanı gelmedi mi?
 
Kadın - Erkek
 fotoğraf: Shutterstock
 

Partneri tarafından yatakta istemediği şeyleri yapmaya zorlandığı için yakınan onlarca kadın tanıyorum. Eminim siz de tanıyorsunuzdur ve hatta zaman zaman onlardan biri bile oluyorsunuzdur. Peki, ama neden? Durup bunu kendinize sordunuz mu hiç; karşınızdaki erkek, sizi neden bir şeylere zorluyor? Dahası siz, bu zorlamanın karşısında nasıl tavır takınıyorsunuz? İşin aslına bakarsanız olay bu iki soruda çözülüyor. Biliyoruz, erkekler bencil. Doğaları gereği, asla bizim kadar empati sahibi ve hassas olamayacaklar... Bizler, dünyaya anne olma içgüdüsüyle gönderildiğimiz için genel olarak kendimizden çok karşımızdakini düşünmeye meyilliyiz. Bu durum yatağa girdiğimizde bile değişmiyor; kendi ihtiyaçlarımızı rafa kaldırıp, karşımızdakinin mutluluğunu ve tatminini ön plana alıveriyoruz. Sonra da oturup, “Bu adam neden bu kadar bencil”, “Benim insan olduğumu unutuyor”, “Neden hep beni zorluyor?” diye dertleniyoruz. Ancak, nedenini gerçekten sorgulamaya pek de meyilli değiliz. İtaat etmenin genetik kodlarımıza ve davranış kalıplarımıza işlediğini kabul etmek anlamına gelebilir çünkü bu... Ya da hakkımızı savunacak kadar cesur olmadığımızı gösterebilir. Yatakta her şeye “Eyvallah” dememiz, belki de bu yüzdendir. Bunu hiç gerçek anlamda düşündünüz mü? Hoşnut olmadığınız şeyleri ifade etmeyi çoğu zaman nasıl da es geçtiğinizi; ardından olur olmaz yerlerde, saçma sapan konulara isyan bayrağı açarak deşarj olduğunuzu ve ilişkinizi çoğu zaman çıkmaza soktuğunuzu fark ettiniz mi? Bu soruya vereceğiniz cevabın, hayır olmayacağından eminim. Zira hiçbir kadın kendi kendine bu soruyu sorup, kendi egosuna karşı tamamen savunmasız kalmayı ve suçu tamamen üstüne almayı kolay kolay kabullenemez. Karşınızdakini suçlamak çok daha kolay gelir; her zaman onun bir eksikliği vardır: Kabadır, bencildir, anlayışsız ya da beceriksizdir. Ancak erkeği eğitmek her zaman kadının elindedir; bir erkek bir kadını değiştiremez ama bir kadın bir erkeği doğru yolları izleyerek, kısa yoldan dönüştürebilir.

kadın erkek
 fotoğraf: Shutterstock

zorlanan kadınlar toplumu

Ülkemizde vizyona girmeyen The Private Lives of Pippa Lee adlı filmi izlediniz mi bilmiyorum. Ancak zorlamaya nasıl razı geldiğimizin gizli metninin bu filmde saklı olduğunu söylemek mümkün. Rebecca Miller’ın aynı adını taşıyan romanından filme uyarladığı, senaryosunu yazıp yönettiği bu çok özel film, Pippa adında 50 yaşlarında bir kadının hikayesini, geri dönüşlerle anlatıyor. Robin Wright Penn’in (Sean Penn’in eşi), Alan Arkin ile başrolünü paylaştığı filmin sloganı, konumuzun ana temasını özetliyor: “O güne dek pek çok hayat yaşadı ancak hiçbiri kendine ait değildi!” Hayatı boyunca birileri tarafından yönlendirilen Pippa, lezbiyen halasının fotoğrafçı sevgilisi Kat tarafından fem-dom (female domination) fotoğraf çekimleri için seks kölesi olarak kullanılmaya, alternatif erkek arkadaşı tarafından grup sekse zorlanmaya ya da kocası tarafından köle gibi kullanılmaya hayır demeyi beceremiyordu. Yaşı 50’ye dayanıp kocası tarafından daha genç bir kadınla aldatıldığını öğrenene dek, ne istediğini düşünmemişti bile... İşte bu nedenle, yaşadığı hiçbir şey kendisine ait değildi Pipa’nın; en içinden gelerek davrandığına inandığı anlarda bile, kendi istediği hiçbir şeyi yapmamıştı!
Bu durum sadece filmlerde değil, günlük hayatın genelinde de böyle. Kadınlar, birbirleri ya da erkekler tarafından sürekli zorlanıyor. Pek çok kadının hayatı, istemeden yaptığı şeyler ve razı gelişlerle dolu. Kadınlar sadece yatakta değil, sosyal hayatta da kendilerinden beklenen her şeyi vermek zorunda kalıyor; kusursuz bir kariyerin, muhteşem bir ailenin ve yataktaki performansının hesabı soruluyor. Üstelik bunlardan birini eksik yaptığında hem toplumun hem de rakiplerinin gözünde, başarısız kabul ediliyor. Kadın,hayatında başarılı olmak zorunda ki saygınlığı olsun... Kadın, evin içinde hizmetçiden maharetli olmak zorunda ki eşin dostun çenesini susturabilsin... Kadın, yatakta kocasına ya da sevgilisine her istediğini vermeli ki, boynuzu alnının ortasına yemesin!

 
 
|< < 1 2 3 4 > >|
 
 Bu haber size ne hissettirdi?
korku






44 kişi (%11)
öfke






49 kişi (%12)
üzüntü






97 kişi (%25)
mutluluk






40 kişi (%10)
merak






40 kişi (%10)
tiksinme






37 kişi (%9)
utanma






50 kişi (%13)
nötr






23 kişi (%6)
 
 
 
editör hakkında
Esra KARADAĞ-
 
Henüz yorum yapılmadı.
yorum ekle
(Yorum ekleyebilmek için lütfen sağ üst bölümden giriş yapın.)
 
ad
   
soyad
   
e-posta
   
yorum
   
 
 
  AileMaxKüçük ve Butik OtellerOtoAlSat