Yepyeni heyecanlar, arzular, istekler, bitmek tükenmek bilmeyen konuşmalar, sohbetler ile geçen günlerime bir yenisi daha eklendi bugün...
Değişik hiçbirşey yoktu aslında. Her sabah olduğu gibi yine uykulu gözlerle uyandım. Ömrümden geçen senelere aldırış etmezken sadece 5 dakika daha uyumak isterken yakaladım kendimi.
Uyandım, duşumu aldım güne başlamaya hazırdım. Bugün herşey çok keyifli olmalıydı.
Dün geceden beri okuduğum mesajlar, bugün aldığım çiçekler, sevgi dolu hediyeler
Hepsi yüzüme birer gülümseme kattı
Ama bir tanesi içimi acıttı...
Vazoda 50 adet kırmızı gül...
Önce şaşırdım, minik notu açarken heyecanlandım, okurken ise kendimi tutamadım...
Günün en beklenmedik sürpriziydi bu
Belki de çok keyifliydi ama sevincimin ardına saklanmış hüznüm vardı.
O minik notta “Hep var olman dileğiyle iyiki doğdun iyiki tanıdım” yazıyordu ve duygularım içimdeki hüznüme yeniliyordu...
Keyifli arkadaşlıklar, vazgeçilmek istenmeyen dostlar, çok sevenlerim ve çok sevdiklerim, arkama bakmadan gittiklerim, önünden geçerken görmediklerim, belki görmek istemediklerim oldu hayatımda.
Elinden tutup yürüdüklerim, arkasından koşup gittiklerim...
Ama “O” gerçekten başka...
O en keyifli arkadaşlığım, vazgeçmek istemediğim dostum, çok sevdiğine inandığım ve çok sevdiğim, elinden tutup hep yürümek istediğim
Hayatımın büyük bir parçası, yaşadığım sevinçlerin çoşkusu
İşte bu yüzden;
Asıl ben
İyi ki tanıdım,
istedim,
Ne güzel ki istediğim tüm anlamları sana yükledim,
Yaşadığımız her anın keyfini çıkardım,
Bu sefer elimi ateşe uzatmaktan korkmadım,
İyi ki aklımı bir kenara bırakıp kalbimin peşinden gittim ve iyi ki seninle yeniden başladım
Ama keşke
Keşke...
...