Türkiye’nin dış destekli de olsa ilk ve tek sanat kanalıydı Prima. Atv’nin bir uzantısı olarak 90’lı yıllarda açılmıştı. Tutmadı, kapandı. Kanal müzik ağırlıklı bir yayın politikası izliyordu. Gerek ünlü grupların konser kayıtları, gerekse klasik ve jazz müziğinin usta isimlerinin performansları yayınlanıyordu. Kapanmasına çok fazla ses eden olmadı, bu anlaşılabilir. Anlamakta zorluk çektiğim; bir türlü esdeğerde ancak daha kapsamlı bir sanat kanalının bunca senedir açılamaması.
İçinde 7 sanatı* barındıran ve ilginç programlar yayınlayan bir televizyon kanalı neden yok?
Bu sorunun tek cevabı eğitimsizlik değildir. Eğitimsizlik cevaplardan sadece biri olabilir. Bence en önemli cevap, bunun bilincinde olan yatırımcıların uğraşmak istememesidir. Herkesin düşüncesi kısa yoldan para kazanmak olan bir ülkede ne eğitim, ne spor, ne de sanat gelişir. Coşkun Aral’ın kurmuş olduğu “İz” adlı belgesel kanalı bu kadar imkansızlığa rağmen halen mümkün olduğu kadar ilginç programlar sunabiliyorsa, sanat için çok daha iyisi yapılabilir.
Bu konuda adım atabilecek en akla yatkın kanal NTV’dir. Türkiye’nin ilk spor kanalını kuran NTV (futbol degil, her anlamıyla spor) yabancı kimi kanalların ortaklığıyla bu kanalı kurabilir. Eczacıbaşı, Akbank, İKSV gibi film, müzik ve tiyatro gibi festivallerin sponsorluğunu yapan kuruluşlardan destek alınabilir. Çok büyük maliyetlere gerek de yok ayrıca. İlk başta kendi yapımlarını üretmek zorunda olan kanal, yurt dışından aldığı kimi konser veya eğitici sanat belgeselleriyle ilk zamanlar yayın akışını zengin tutabilir. Daha sonra yapım şirketlerine istediği formatlarda yapımlar sipariş etme safhasına geçerken elinde bir dolu da örnek olacaktir.
Digiturk ve D-Smart gibi platformlar da bu oluşuma destek vermelidirler. Reklamını yapmak ve kimi programlar üzerinde ortak yapımlara imza atmak gibi. Örneğin o ay Digiturk’un “Moviemax” kanalında yayınlancak olan filmler bu sanat kanalındaki bir programda tanıtılır ve tartışılır, not verilir, o filmler hakkında sohbet programlarına veya Moviemax’in de yaptığı gibi kamera arkası türünde yapımlara yer verilebilir. Kimi filmler konularına göre incelenebilir. “Titanic” filminin sanat yönetmenliği açısından ele alınışı veya “La Vie En Rose” filmindeki makyaj sanatçılarının yapmış oldukları hazırlıklar üzerine ilginç görüntüler gibi…
Kültür Bakanlığı desteğiyle devlet televizyonu bu tür bir kanalı başlatabilir. Tıpkı TRT Müzik kanalının hayata geçirilişi gibi. (Bütün saçma sapan programlarına ve benzerlerinin yanında çok avam kalmasına rağmen.) Önce niyet olsun, gerisi gelir. Eğitim de zamanla sağlanır, hiç sanatla ilgisi olmayan insanlarin ilgisi de çekilir.