ev ve dekorasyon | iç dekorasyon

yaşamınız zen’le “aydınlansın”

O. Türker ÇELEBİ, İstanbul
06.11.2009'da, saat 00:20'de eklendi, 15780 kez okundu.
 
 
Zen felsefesinin dekorasyondaki yansımaları, “bana bak” diye bağırandan ziyade, aynı duyumsal kaliteye ulaşmış diğerlerine anlayışla yaklaşan bir uyumdur. Daha çok kullanıcının yaşam biçimiyle ilgilidir
 
dekorasyonda zen
 fotoğraf: Shutterstock
 

Dekorasyonda Zen; Yakın bir geçmişe dek gündelik hayatımıza yabancı olan Doğu kökenli Zen kültürü, günümüzde sağlıklı yaşamın reçetesi olarak gösteriliyor. Gün ışığıyla aydınlanan doğal dokular, suyun akıcılığına özenen çizgilerle tanımlanan dingin ve sade yaşam tarzı, modern insanın kent kültürüne ve kaosa karşı yeni sığınağını oluşturuyor.

Bilginin herkes tarafından paylaşıldığı bir yüzyılda yaşıyoruz. Duvarların ve şimdi de internet sayesinde sınırların kalktığı dünya, her ne kadar bir bütün olmaya doğru ilerliyormuş gibi görünse de, ideolojik kutuplar ve keskin ikilikler hala güncelliğini koruyor. İnsanı giderek makinelerin kölesi haline getiren yeni kent kültürüne karşı bireye yeni sığınaklar oluşturan Zen, temelde insan değerine odaklanıyor ve ikiliklerden doğan zihinsel gerilimi ortadan kaldırmayı hedefliyor. İnsana bu dünyayı dolu dolu yaşamada yol gösteren felsefe, geçmiş ve gelecekten çok bugüne, yaşadığımız ana odaklanıyor.

Zen ve aydınlanma

“Bir şey yaparken, sadece onu yap!..Araba kullanırken sadece araba kullan. Yemek yerken sadece yemek ye.” der Zen. Böylece bilinçaltı zihnin arınacağını vadeder. “Ve bir kez arındığında gökyüzünü sadece mavi, ağacı sadece yeşil görürsün. Zihnin, ayna gibi olur. Kırmızıyı gördüğünde ayna nasıl kırmızı olur, yeşili gördüğünde ise yeşil olursa, görüntüler kaybolduğunda zihnin ayna gibi bomboş ve lekesiz kalacaktır. Bu zihin durumunun kendisi Aydınlanma’dır.”

Yaşamda kaosa son

Joryo, zihni sakinleştirmek ve son gerçekle düşünmek anlamına gelir. Esas olan, vücut, nefes alma ve zihni uyumlu hale getirmektir. Nefes alma, yaşamsal bir rol oynar. Zihni uyumlaştırma (armonize etme) ise zihni rahatsız eden karışıklık, saplantı ve kuruntulardan kurtulmakla mümkün olur.
Yaşadığımız mekanlar da çoğu zaman zihnimizdeki kaostan nasibini alır ve uyumlaştırma sürecine ihtiyaç duyar. Özellikle son dönemlerin yükselen eğilimi olan ve farklı tarzların buluşması anlamına gelen eklektik tarz yerine, huzur ve dinginliği çağrıştıran yalın çizgileri, doğal dokuları ve ışığı yansıtan açık renklerle oluşan bir dekorasyonla, görüntü kalabalıklığına ve farklı stillerin çarpışmasından doğan karışıklığa son verebilirsiniz. Bunun için, aynı mekan içinde yer verdiğiniz eylemleri gruplama yöntemine de başvurabilirsiniz. Örneğin yemek yeme köşesini salondan şık bir rattan paravanla ya da şeffaf Shoji panelleriyle ayırabilir, ya da oturma bölümünü diğer bölümlerden ayırmak için bir kaç basamakla kot farklılığı yaratmayı deneyebilirsiniz. Sınıflandırılan işlevler, hem ev yaşamınıza pratik kolaylıklar katacak hem de zihninizi rahatlatan bir düzen oluşturacaktır.

Gerçek benliğe dönüş

Temel problemler, öz benliğe geri döner. Gerçeğin doğasına ulaşmayı sağlayan temel anahtardır benlik. Koşullandırılmış benlik, uyumsuzluk, çelişki ve karışıklıklar taşır. Zen düşüncesinin önemli bir bölümünü oluşturan ‘gerçek benliğe ulaşma’, bir süreçtir. Yaşamın her alanında yansımasını gördüğümüz bu süreç, yaşadığımız mekanların değişimini ya da yaratılmasını da kapsar.
Evinizin dekorasyonunda günün moda eğilimlerinden ve kültürel etkilerin koşullandırmasından uzak kalarak, sizi ifade eden renkleri ve dokuları seçmeyi tercih edin. zen düşüncesinde de önemli bir yeri olan ve “Tek değişmeyen, değişimin kendisidir” ilkesini de ihmal etmeden, renklerini ve döşemeliklerini mevsimlere göre değiştirebileceğiniz mobilyaları ve donanımı tercih edin. Zira zaman boyutu içindeki değişimden payını almayan her şeyin, değerini ve gücünü yitirmeye mahkum olduğu kabul edilen bir gerçek. Zaman içinde önem kazanan değişkenlere (örneğin evde yaşayan kişi sayısı, yer değiştirme, taşınma) ve farklılaşan değerlere kolay adapte olabilen mobilya, donanım ve bitişleri tercih etmek, bu sebeple öncelikli önem taşıyor.

 
 
|< < 1 2 3 4 > >|
 
 Bu haber size ne hissettirdi?
korku






62 kişi (%11)
öfke






57 kişi (%10)
üzüntü






38 kişi (%7)
mutluluk






83 kişi (%15)
merak






69 kişi (%12)
tiksinme






88 kişi (%16)
utanma






41 kişi (%7)
nötr






94 kişi (%17)
 
 
 
editör hakkında
O. Türker ÇELEBİDoğdum oldu. Rutine bıraktım, olmadı. Okudum; mühendis oldum. Merak ettim; dans ettim, resim yaptım, tiyatro yaptım, kaptan oldum denize açıldım, çok sevdim. Mühendislikten analitik düşünmeyi, yelkenden rüzgarı hissetmeyi, danstan partnere güvenmeyi, resimden tuvalde durmayı, tiyatrodan olmayı öğrendim. Fark ettim; basit yaşamaya çalıştım. Hissettim; sonrası daha kolay oldu. Durdum; paylaşmak istedim. Ha sevgi mi, o hep içimde vardı.
 
Henüz yorum yapılmadı.
yorum ekle
(Yorum ekleyebilmek için lütfen sağ üst bölümden giriş yapın.)
 
ad
   
soyad
   
e-posta
   
yorum
   
 
 
  AileMaxKüçük ve Butik OtellerOtoAlSat